İçeriğe atla

Çölyak ve Glütensiz Beslenme: Glütensiz Diyet Herkese Gerekli mi?

Glütensiz diyet kimler için gerekli? Çölyak, glüten duyarlılığı ve buğday alerjisi farkı, test yaptırmadan glüteni kesmemenin önemi ve glütensiz ürün tuzakları.

Yazan: Dyt. Merve Denizli Aras · Diyetisyen, İstanbul Medipol Üniversitesi (2016)

Özet

Glütensiz diyet; çölyak hastalığı, buğday alerjisi ve doğrulanmış çölyak dışı glüten duyarlılığı olanlar için gereklidir. Bu durumlar dışında sağlıklı kişilere ek bir fayda sağladığına dair güçlü bir kanıt yoktur ve glütensiz beslenmek tek başına kilo verdirmez. Çölyak şüphesi varsa glüteni kesmeden önce test yaptırmak gerekir; çünkü glütensiz beslenmeye başlamak test sonuçlarını yanıltabilir.

Glütensiz beslenme son yıllarda adeta bir sağlık rozetine dönüştü. Raflarda “glütensiz” etiketli kurabiyeler, makarnalar, ekmekler çoğaldı; birçok kişi şişkinlik ya da kilo sorunu için glüteni kendi kararıyla hayatından çıkarmaya başladı. Oysa glütensiz diyet bazı insanlar için ömür boyu sürmesi gereken bir tedaviyken, çoğu insan için gereksiz bir kısıtlama. Aradaki farkı bilmek, hem gereksiz yasaklardan hem de gözden kaçan bir hastalıktan korur.

Üç farklı durum: Çölyak, buğday alerjisi, glüten duyarlılığı

Günlük dilde hepsine “glüten intoleransı” deniyor, ama bunlar mekanizması, tanısı ve riski birbirinden farklı üç ayrı durum:

Çölyak hastalığıBuğday alerjisiÇölyak dışı glüten duyarlılığı
Ne oluyor?Glütene karşı otoimmün tepki; ince bağırsak hasar görüyorBuğday proteinlerine karşı alerjik (IgE) tepkiGlütenli besinlerle belirtiler var, ama çölyak ve alerji yok
TanıKan testi (doku transglutaminaz IgA) ve gerektiğinde biyopsiAlerji testleri, alerji uzmanı değerlendirmesiDiğer nedenler dışlandıktan sonra konur
BeslenmeÖmür boyu sıkı glütensiz diyetBuğdaydan kaçınma (arpa, çavdar çoğu zaman serbest)Kişiye göre değişen düzeyde azaltma

Çölyak belirtileri sadece bağırsakta değil

Çölyak denince akla ishal ve kilo kaybı gelir; ama yetişkinlerde tablo çoğu zaman çok daha sessizdir. Belirtiler sindirimle sınırlı kalmayabilir:

  • Tekrarlayan şişkinlik, gaz, karın ağrısı, ishal ya da kabızlık
  • Tedaviye rağmen düzelmeyen demir eksikliği anemisi
  • Açıklanamayan yorgunluk, kilo kaybı ya da çocuklarda büyüme geriliği
  • Erken yaşta kemik erimesi, tekrarlayan ağız aftları
  • Kaşıntılı, kabarcıklı bir deri döküntüsü (dermatitis herpetiformis)
  • Açıklanamayan karaciğer enzimi yüksekliği

Birinci derece yakınında çölyak olanlar, tip 1 diyabet ya da otoimmün tiroid hastalığı olanlar daha yüksek risk taşır. Kalıcı bir şişkinlik yakınması varsa yalnızca beslenme önerileriyle yetinmeden çölyağın da düşünülmesi gerekir; şişkinliğin diğer nedenlerini şişkinlik yazımda ele aldım. Ferritini bir türlü yükselmeyen danışanlarda da emilim sorunlarını akılda tutuyorum; demirle ilgili ayrıntılar demir eksikliği ve anemi yazısında.

En önemli kural: Glüteni kesmeden önce test

Çölyak tanısı, hekiminizin isteyeceği kan testiyle (doku transglutaminaz IgA ve toplam IgA) başlar; pozitif sonuçta genellikle gastroenteroloji uzmanı endoskopiyle ince bağırsaktan biyopsi alır. Bu testler glüten tüketilirken anlamlıdır. Kendi kararınızla glüteni kestiyseniz bağırsak iyileşmeye başlar, antikorlar düşer ve sonuç yanlışlıkla negatif çıkabilir.

Bu yüzden danışanlarıma her zaman aynı şeyi söylüyorum: belirtileriniz glütenle ilişkili görünüyorsa önce hekiminize başvurun, test sürecini tamamlayın, sonra beslenmeyi değiştirelim. Glüteni zaten kesmiş biri için yeniden glüten tüketerek test yaptırmak gerekip gerekmediğine de hekim karar verir.

Glütensiz ürünler kilo verdirir mi?

Glütensiz diyete geçen bazı kişiler kilo verdiğini söyler; ama bunun nedeni glüten değil, beyaz ekmek, hamur işi ve paketli atıştırmalıkların azalmasıdır. Hazır glütensiz ürünlerin birçoğu ise lezzet ve doku kaybını telafi etmek için daha fazla şeker, yağ ve nişasta içerir; lif, B vitaminleri ve demir açısından da çoğu zaman daha fakirdir. Yani glütensiz bir kek, glütenli bir kekten daha “diyet” değildir.

Şikâyetin suçlusu gerçekten glüten mi?

Buğday yediğinde şişkinlik yaşayan herkesin sorunu glüten değildir. Buğday, glütenin yanında bağırsakta kolay fermente olan fruktan adlı karbonhidratları da içerir. Kendini glütene duyarlı tanımlayan bazı kişilerde yapılan çalışmalar, belirtilerin glütenden çok bu fermente olabilen karbonhidratlarla ilişkili olabileceğini düşündürüyor. Bu ayrım önemli; çünkü fruktanlar soğan, sarımsak ve bazı baklagillerde de bulunur ve yalnızca glüteni kesmek şikâyeti tam olarak çözmeyebilir.

Glütensiz diyetin gözden kaçan eksikleri

Glütensiz beslenmek zorunda olan biri için de, kendi isteğiyle glüteni bırakan biri için de dikkat edilmesi gereken besin öğeleri aynıdır. Buğday ve tam tahıllı ürünler çıkarıldığında lif, B vitaminleri, folat ve demir alımı kolayca düşer. Bunu dengelemek için karabuğday, kinoa ve baklagilleri düzenli kullanmak, sebze ve meyve miktarını artırmak, kalsiyum ve D vitamini açısından süt ürünlerini planda tutmak gerekir. Çölyak tanısıyla yeni tanışan danışanlarımda kemik sağlığı ve demir düzeyleri de takip ettiğimiz değerler arasında yer alıyor.

Çölyakta glütensiz yaşam: Çapraz bulaşmaya dikkat

Çölyak hastası için çok küçük miktarda glüten bile bağırsakta hasara yol açabilir. Bu yüzden yalnızca besin seçimi değil, mutfak düzeni de önemlidir:

  • Ekmek kızartma makinesi, tahta kesme tahtası ve elek gibi gözenekli araçları ayırın.
  • Glütenli ürünlerin kızartıldığı yağı tekrar kullanmayın.
  • Paketli ürünlerde “glütensiz” ibaresine ve içindekiler listesine bakın; uluslararası standartlarda glütensiz kabul edilen sınır kilogramda 20 miligramdır.
  • Yulaf doğal olarak glüten içermez, ama üretimde sıklıkla bulaşma olur; glütensiz sertifikalı yulafın uygun olup olmadığını hekiminiz ve diyetisyeninizle değerlendirin.
  • Dışarıda yemekte sosları, köfte harcını ve unlanmış ızgaraları mutlaka sorun.

Doğal olarak glütensiz besinler

Glütensiz beslenme paketli ürünlere mahkûm değildir. Pirinç, karabuğday, kinoa, mısır, darı, patates, mercimek, nohut, fasulye gibi baklagiller, tüm sebze ve meyveler, et, tavuk, balık, yumurta ve sade süt ürünleri doğal olarak glüten içermez. Bu besinlerle kurulan bir plan, hazır glütensiz ürünlere dayanan bir plandan hem daha besleyici hem de daha ekonomiktir.

Çölyak tanısı aldıysanız ya da glüteni kendiniz kestiyseniz

Tanı aldıysanız amaç, glütensiz beslenmeyi eksiksiz ama dengeli kurmaktır: yeterli lif, demir, kalsiyum ve B vitaminleri, varsa kilo ya da kan şekeri hedefleriyle birlikte. Tanınız yoksa ve glüteni kendi kararınızla kestiyseniz, önce şikâyetlerinizin gerçek nedenini birlikte araştırmamız gerekir. Bağırsak sağlığı beslenmesi çalışmalarımda bu ayrımı yapmak, kalıcı bir plana geçmeden önceki ilk adımdır.

Sık sorulan sorular

Glütensiz beslenmek kilo verdirir mi?

Glütenin kendisi kilo aldırmaz; glütensiz diyette yaşanan kilo kaybı genellikle hamur işi ve paketli ürünlerin azalmasından kaynaklanır. Hazır glütensiz ürünler ise çoğu zaman daha fazla şeker ve yağ içerir.

Çölyak testi için glüten yemeye devam etmeli miyim?

Evet, test sürecinde glüteni kesmemek gerekir; aksi hâlde sonuç yanlışlıkla negatif çıkabilir. Glüteni zaten bıraktıysanız ne yapmanız gerektiğine hekiminiz karar verir.

Glüten intoleransı ile çölyak aynı şey mi?

Hayır. Çölyak, bağırsakta hasar oluşturan otoimmün bir hastalıktır ve ömür boyu sıkı glütensiz diyet gerektirir. Çölyak dışı glüten duyarlılığında belirtiler olsa da bağırsak hasarı ve otoimmün tablo görülmez.

Çölyak hastası yulaf yiyebilir mi?

Yulafın kendisi glüten içermez, ancak üretim sırasında sıklıkla glütenle bulaşır. Glütensiz sertifikalı yulafın sizin için uygun olup olmadığını hekiminiz ve diyetisyeninizle birlikte değerlendirmeniz gerekir.

Dyt. Merve Denizli Aras

İstanbul Medipol Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü (2016) mezunu diyetisyen. 10+ yıl, 10.000+ danışan. Ankara Beştepe'de yüz yüze ve online; metabolizma odaklı beslenme. Hakkımda →

İlk adımı birlikte atalım

Beştepe'deki ofiste yüz yüze ya da dilediğiniz yerden online. WhatsApp'tan yazın, size en uygun gün ve saati birlikte planlayalım.