İçeriğe atla

Sonbaharda Bağışıklık İçin Beslenme: Mevsim Geçişinde Neler Gerçekten İşe Yarar?

Mevsim geçişinde bağışıklığı gerçekten ne destekler? Protein, D vitamini, çinko, C vitamini, probiyotiklerin kanıt düzeyi ve “kür” karışımlarının gerçek katkısı.

Yazan: Dyt. Merve Denizli Aras · Diyetisyen, İstanbul Medipol Üniversitesi (2016)

Özet

Bağışıklığı tek bir besin ya da kür güçlendirmez; bağışıklık sistemi yeterli enerji ve protein ile D vitamini, çinko, C vitamini, A vitamini, demir ve selenyum gibi besin öğelerinin düzenli alınmasına ihtiyaç duyar. Eksiklik varsa düzeltilmesi fayda sağlar, ancak yüksek doz takviye ek koruma sağlamaz. Uyku, stres yönetimi ve düzenli hareket en az beslenme kadar önemlidir; risk grubundaysanız grip aşısı için hekiminize danışın.

Eylül sonu geldiğinde birçok mutfakta bir kavanoz belirir: rendelenmiş zencefil, limon dilimleri, bal, belki biraz zerdeçal. “Bağışıklık kürü” adıyla bilinen bu karışım, ilk hapşırıkta hayat kurtaracakmış gibi tüketilir. Keyifli ve çoğu kişi için zararsız bir içecek olduğunu kabul ediyorum; ama bağışıklık bir kavanozla değil, haftalar ve aylar boyunca sürdürülen beslenme ve yaşam düzeniyle desteklenir. Mevsim geçişinde gerçekten işe yarayanları kanıt düzeyleriyle birlikte sıralayayım.

Bağışıklık sistemi neye ihtiyaç duyar?

Bağışıklık hücreleri hızla çoğalan, sürekli yenilenen ve antikor gibi protein yapılı maddeler üreten bir sistemin parçasıdır. Bu yüzden önce temel ihtiyaç karşılanmalıdır: yeterli enerji ve protein. Çok düşük kalorili diyetler, uzun süre öğün atlamak ya da protein kaynaklarını kısmak savunma sistemini zayıflatabilir. Sonbaharda “kış gelmeden kilo vereyim” diye sert bir diyete başlayıp art arda enfeksiyon geçiren danışanlarla sık karşılaşırım.

Her öğünde bir protein kaynağı (yumurta, yoğurt, peynir, et, tavuk, balık, kuru baklagil) bulundurmak, günde en az beş porsiyon sebze-meyve tüketmek ve tam tahılları tercih etmek temel çerçevedir. Aşağıdaki besin öğeleri bu çerçevenin içinde özel bir yer tutar.

Hangi besin öğeleri gerçekten önemli?

Besin öğesiBağışıklıktaki rolüBesin kaynakları
D vitaminiBağışıklık hücrelerinin düzenlenmesine katkı; eksikliğinde solunum yolu enfeksiyonu riski artabilirGüneş ışığı, yağlı balık, yumurta sarısı; eksiklikte hekim önerisiyle takviye
ÇinkoBağışıklık hücrelerinin gelişimi ve işleviKırmızı et, kabak çekirdeği, nohut, mercimek, tam tahıllar
C vitaminiAntioksidan koruma, bağışıklık hücrelerinin işleviBiber, maydanoz, turunçgiller, kivi, lahana, brokoli
A vitaminiSolunum ve sindirim yolu mukozasının bütünlüğüHavuç, balkabağı, koyu yeşil yapraklılar, yumurta
Demir ve selenyumBağışıklık hücrelerinin çoğalması, antioksidan enzimlerEt, baklagiller, yumurta, balık, kuruyemiş

D vitamini eksikliği ülkemizde oldukça yaygındır. Eksikliği olan kişilerde düzeltilmesinin solunum yolu enfeksiyonlarına karşı bir miktar koruma sağlayabileceğine dair kanıtlar var; düzeyi normal olan kişide ise ek fayda beklenmez. Bu yüzden önce kan düzeyinizi ölçtürmek, takviye gerekiyorsa dozu hekiminize belirletmek en doğrusudur. Hangi takviyelerin kimler için gerçekten gerekli olduğunu vitamin takviyeleri yazımda ele aldım.

C vitamini ve çinko: megadoz gerekli mi?

Randomize kontrollü çalışmaların derlemeleri, genel toplumda düzenli C vitamini takviyesinin soğuk algınlığına yakalanma sıklığını belirgin biçimde azaltmadığını, yalnızca hastalık süresini biraz kısaltabildiğini gösteriyor. Yoğun fiziksel stres altındaki kişilerde etkinin daha belirgin olduğu bildiriliyor. Kısacası efervesan tabletlerle yüksek dozlara çıkmak yerine her gün biber, maydanoz, mandalina veya kivi tüketmek ihtiyacı rahatlıkla karşılar.

Çinkoda da benzer bir tablo var: Belirtilerin başladığı ilk gün içinde kullanılan bazı çinko pastillerinin soğuk algınlığı süresini kısaltabileceğine dair veriler bulunuyor; ancak uzun süreli yüksek doz çinko, bakır eksikliğine yol açabilir. Takviye kararı ve süresi için hekiminize danışın.

Probiyotikler ve bağırsak: kanıt ne diyor?

Bağışıklık hücrelerinin önemli bir bölümü bağırsak çevresindeki lenf dokusunda bulunur; bu nedenle bağırsak mikrobiyotası bağışıklıkla yakından ilişkilidir. Bazı çalışmalar düzenli probiyotik kullanımının üst solunum yolu enfeksiyonlarının sıklığını ve süresini bir miktar azaltabileceğini düşündürüyor; ancak çalışmaların kalitesi değişken ve etki suşa göre farklılık gösteriyor. Benim önerim önce besinlerden başlamak: yoğurt, kefir ve ev turşusu gibi fermente besinler ile mikrobiyotayı besleyen lifli sebze, meyve ve baklagiller. Bu konuyu probiyotik ve prebiyotik yazımda ayrıntılı anlattım.

Eylül-ekim mevsim ürünleriyle sonbahar tabağı

Sonbahar, bağışıklığı destekleyen besin öğeleri açısından cömert bir mevsim. Pazarda bu haftalarda şunları bolca bulabilirsiniz:

  • Nar: Polifenoller ve C vitamini; salataya ya da yoğurda eklenebilir.
  • Ayva ve elma: Pektin gibi çözünür lif kaynakları; fırında tarçınla şekersiz bir tatlıya dönüşür.
  • Balkabağı: A vitamininin öncüsü beta-karoten açısından zengin; çorba ve fırın yemeklerinde kullanılabilir.
  • Lahana, karnabahar ve brokoli: C vitamini ve lif; lahana turşusu aynı zamanda fermente bir besindir.
  • Mandalina ve kivi: Ekim sonuna doğru tezgâhlarda; günlük C vitamini ihtiyacının kolay kaynağı.

Zencefil-limon-bal karışımına gelince: Sıcak bir içecek boğazı rahatlatır ve sıvı alımını artırır; balın öksürüğü hafifletebildiğine dair veriler de var (bir yaş altındaki bebeklere bal verilmemelidir). Ancak bu karışımın enfeksiyonu önlediğine dair güçlü bir kanıt yok. Bal da sonuçta bir şeker kaynağı olduğu için miktarını abartmamak gerekir.

Uyku, stres ve hareket: tabağın dışındaki bağışıklık

Kısa uykunun soğuk algınlığı virüslerine karşı duyarlılığı artırdığını gösteren çalışmalar var. Uzun süreli stres, kortizol üzerinden bağışıklık yanıtını baskılayabilir; düzenli ve orta şiddette egzersiz ise destekler. Uykunun metabolizmadaki rolünü uyku ve kilo ilişkisini anlattığım yazıda ele almıştım. Mevsim geçişinde el hijyeni, yeterli sıvı ve kalabalık kapalı ortamlarda dikkat de listenin değişmez maddeleridir.

Grip aşısı hakkında

65 yaş üstü bireyler, gebeler, diyabet, kalp, akciğer ya da böbrek hastalığı gibi kronik hastalığı olanlar ve sağlık çalışanları grip aşısı için öncelikli gruplardadır. Aşı genellikle sonbaharda yapılır; size uygun olup olmadığını hekiminizle konuşun.

Sık hasta oluyorsanız

Yetişkinlerin yılda birkaç kez soğuk algınlığı geçirmesi olağandır. Ancak çok sık enfeksiyon geçiriyor, uzun süre toparlanamıyor ya da sürekli yorgun hissediyorsanız önce hekiminize başvurun; demir, B12 ve D vitamini gibi değerlerin kontrolü önemlidir. Danışanlarımla çalışırken kan değerlerine, öğün düzenine ve bağırsak alışkanlıklarına birlikte bakıyor, gerekirse bağırsak sağlığı odaklı bir plan oluşturuyorum.

Sık sorulan sorular

Bağışıklığı en hızlı ne güçlendirir?

Bağışıklığı hızla güçlendiren tek bir besin ya da takviye yoktur. Yeterli protein ve enerji, sebze-meyveden zengin bir beslenme, eksik vitaminlerin düzeltilmesi ve düzenli uyku birlikte etkili olur.

C vitamini soğuk algınlığını önler mi?

Genel toplumda düzenli C vitamini takviyesi hastalanma sıklığını belirgin biçimde azaltmaz; hastalık süresini biraz kısaltabilir. Günlük ihtiyaç biber, maydanoz, turunçgil ve kivi ile kolayca karşılanır.

Zencefil, limon ve bal karışımı bağışıklığı güçlendirir mi?

Boğazı rahatlatan keyifli bir içecektir ve bal öksürüğü hafifletebilir; ancak enfeksiyonu önlediğine dair güçlü kanıt yoktur. Bal içerdiği için miktarı abartılmamalı ve bir yaş altındaki bebeklere verilmemelidir.

Dyt. Merve Denizli Aras

İstanbul Medipol Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü (2016) mezunu diyetisyen. 10+ yıl, 10.000+ danışan. Ankara Beştepe'de yüz yüze ve online; metabolizma odaklı beslenme. Hakkımda →

İlk adımı birlikte atalım

Beştepe'deki ofiste yüz yüze ya da dilediğiniz yerden online. WhatsApp'tan yazın, size en uygun gün ve saati birlikte planlayalım.