İçeriğe atla

Ödem ve Su Tutulması: Neden Olur, Beslenmeyle Nasıl Azalır?

Su tutulması neden olur? Tuz, rafine karbonhidrat, hareketsizlik, sıcak ve hormonlar; ödemi azaltan beslenme adımları ve hekime gitmeniz gereken durumlar.

Yazan: Dyt. Merve Denizli Aras · Diyetisyen, İstanbul Medipol Üniversitesi (2016)

Özet

Sağlıklı bir kişide su tutulmasının en sık nedenleri fazla tuz, rafine karbonhidrat ağırlıklı beslenme, uzun süre hareketsiz kalmak, sıcak hava ve adet öncesi hormonal değişimlerdir. Tuzu azaltmak, yeterli su içmek, potasyumdan zengin sebze-meyve ve yeterli protein tüketmek, gün içinde hareket etmek çoğu zaman yeterlidir. Kalp, böbrek, karaciğer veya tiroid kaynaklı ödem ise beslenmeyle değil hekim takibiyle yönetilir; tek taraflı, ağrılı bacak şişliği acil değerlendirme gerektirir.

“Sabah yüzüğümü takamıyorum, akşam çoraplarımın izi bacağımda kalıyor.” Yaz aylarında bu cümleyi neredeyse her hafta duyuyorum. Ardından genellikle şu soru geliyor: “Ödem söktürmek için hangi çayı içeyim?” Oysa çoğu durumda çözüm bir çayda değil, gün içindeki tuz, su ve hareket dengesinde.

Vücut neden su tutar?

Ödem, damar dışındaki dokularda sıvı birikmesidir. Vücudumuz sıvı dengesini sodyum, potasyum, kan proteinleri ve hormonlar aracılığıyla sürekli ayarlar. Bu denge geçici olarak bozulduğunda bacaklarda, ayak bileklerinde, ellerde ya da göz çevresinde şişlik hissedilir. Sağlıklı kişilerde en sık görülen nedenler şunlardır:

Tuz

Fazla sodyum, vücudun dengeyi korumak için daha fazla su tutmasına yol açar. Dünya Sağlık Örgütü yetişkinler için günlük tuz tüketimini 5 gramın altında tutmayı öneriyor; ülkemizde ortalama tüketim bunun belirgin biçimde üzerinde. Tuzun büyük kısmı tuzluktan değil ekmek, peynir, zeytin, turşu, salça, işlenmiş et ve hazır çorbalardan gelir. Tuzu azaltmanın pratik yollarını DASH diyeti yazımda anlattım.

Rafine karbonhidrat ve glikojen

Karbonhidratlar kas ve karaciğerde glikojen olarak depolanır ve her gram glikojen yanında yaklaşık 3 gram su tutar. Hamur işi ve tatlı ağırlıklı bir hafta sonunun ardından tartının 1-2 kilo artması büyük ölçüde bu sudan kaynaklanır; yağ artışı değildir. Aynı mekanizma, karbonhidratı aniden kesen diyetlerin ilk günlerindeki “hızlı kilo kaybını” da açıklar.

Uzun süre oturmak veya ayakta kalmak

Bacak kasları, toplardamarlardaki kanın kalbe dönmesine yardım eden bir pompa gibi çalışır. Saatlerce masa başında oturmak ya da kıpırdamadan ayakta durmak bu pompayı devre dışı bırakır ve akşam ayak bileklerinde şişlik oluşur. Uzun yolculuklar da aynı etkiyi yaratır.

Sıcak hava ve hormonlar

Sıcakta damarlar genişler ve sıvı dokulara daha kolay geçer; bu yüzden yazın şişlik artar. Adet öncesi dönemde hormon dalgalanmaları da geçici su tutulmasına neden olabilir; bu şişlik genellikle adet başladıktan birkaç gün sonra kendiliğinden azalır. Gebelik, doğum kontrol hapı ve bazı ilaçlar (örneğin bazı tansiyon ilaçları, kortizon, bazı ağrı kesiciler) da ödeme katkıda bulunabilir.

Az su içmenin paradoksu

Şişlik hisseden pek çok danışanım suyu azaltıyor. Oysa yetersiz sıvı alımında vücut suyu korumaya yönelik hormonal yanıt verir ve özellikle tuzlu beslenmeyle birlikte şişlik hissi azalmaz, aksine artabilir. Ankara gibi kuru iklimlerde sıvı ihtiyacının nasıl değiştiğini su ve elektrolit yazımda bulabilirsiniz.

Su tutulmasını azaltan beslenme adımları

  • Tuzu kaynağından azaltın: Peyniri birkaç saat suda bekletin, zeytin ve turşuyu sınırlayın, hazır çorba ve işlenmiş etleri seyrekleştirin, yemeklere tuzu sofrada değil pişerken ölçülü ekleyin.
  • Potasyumdan zengin besinler: Kuru fasulye, nohut, mercimek, patates (kabuğuyla), ıspanak, domates, kabak, muz, kayısı, yoğurt. Potasyum, sodyumun etkisini dengelemeye yardım eder.
  • Rafine karbonhidratı azaltın: Beyaz ekmek, hamur işi ve tatlıyı azaltıp tam tahıl ve baklagile geçmek glikojen kaynaklı dalgalanmayı da yumuşatır.
  • Yeterli protein: Her öğünde yumurta, yoğurt, peynir, et, tavuk, balık veya baklagil bulundurun. Ciddi protein eksikliğinde kandaki albümin düşer ve bu tek başına ödeme yol açabilir; çok düşük kalorili, dengesiz diyetlerde bu durumu görebiliyoruz.
  • Gün içine yayılmış su: Susamayı beklemeden, gün boyu düzenli aralıklarla su için.
Böbrek hastalığınız varsa dikkat

Kronik böbrek hastalığında ya da potasyum düzeyini etkileyen bazı ilaçları kullanıyorsanız potasyumdan zengin beslenme size uygun olmayabilir. Bu durumda öneriler mutlaka hekiminiz ve diyetisyeninizle birlikte belirlenmelidir.

Hareket ve günlük alışkanlıklar

Masa başında çalışıyorsanız saatte bir kalkıp birkaç dakika yürümek, oturduğunuz yerde ayak bileklerini çevirmek ve akşamları bacakları 15-20 dakika kalp seviyesinin üzerine kaldırmak basit ama etkili yöntemlerdir. Düzenli yürüyüş, baldır kaslarının pompa işlevini güçlendirir. Alkol de sıvı dengesini bozan ve ertesi gün şişkinlik hissini artıran bir etkendir.

“Ödem söktürücü” çaylar ve idrar söktürücüler

Piyasadaki pek çok “ödem atıcı” çay, idrar söktürücü etkili bitkiler içerir. Kısa vadede tartıda düşüş görürsünüz ama kaybedilen yağ değil sudur ve ilk tuzlu öğünde geri gelir. Daha önemlisi, bu ürünler ve hekim önerisi olmadan kullanılan idrar söktürücü ilaçlar elektrolit dengesini bozabilir, kullandığınız ilaçlarla etkileşebilir ve böbrekleri zorlayabilir. Bu konudaki genel bakışımı detoks çayları yazımda paylaşmıştım.

Ödem ne zaman bir hastalık işaretidir?

Beslenme ve yaşam tarzıyla ilişkili su tutulması genellikle hafiftir, gün içinde değişir ve iki tarafta benzerdir. Aşağıdaki durumlar ise hekim değerlendirmesi gerektirir; çünkü ödem kalp yetmezliği, böbrek hastalığı, karaciğer hastalığı, tiroid bozuklukları veya damar sorunlarının belirtisi olabilir:

  • Tek bacakta ani başlayan, ağrılı, kızarık veya sıcak şişlik: Derin ven trombozu (pıhtı) olasılığı nedeniyle acil başvuru gerektirir.
  • Ödemle birlikte nefes darlığı, göğüs ağrısı veya yatınca artan öksürük.
  • Basmakla çukur bırakan ve sabah da geçmeyen kalıcı şişlik.
  • Göz çevresinde belirgin şişlik ile birlikte köpüklü idrar veya idrar miktarında azalma.
  • Kısa sürede açıklanamayan kilo artışı, karın şişliği, yorgunluk.

Kişiye göre değerlendirme

Danışanlarımla çalışırken önce şişliğin örüntüsüne bakıyorum: Hangi saatlerde artıyor, adet döngüsüyle ilişkili mi, hangi öğünlerden sonra belirginleşiyor? Ardından tuz kaynaklarını, sıvı alımını, protein yeterliliğini ve hareket düzenini birlikte düzenliyoruz. Altta yatan bir hastalık şüphesi varsa beslenme planından önce hekime yönlendiriyorum. Su tutulmasının kilo takibinizi yanılttığını düşünüyorsanız metabolizma odaklı beslenme sürecinde tartı yerine vücut analizi ve ölçü değişimlerine birlikte bakabiliriz.

Sık sorulan sorular

Ödem atmak için ne yemeli?

Tuzu azaltıp baklagil, sebze, meyve ve yoğurt gibi potasyumdan zengin besinleri artırmak, her öğünde yeterli protein almak ve düzenli su içmek en etkili beslenme adımlarıdır.

Su tutulması kilo aldırır mı?

Tartıda 1-2 kiloluk dalgalanmaya yol açabilir ama bu yağ değil sudur. Tuz ve karbonhidrat dengelendiğinde birkaç gün içinde normale döner.

Çok su içmek ödem yapar mı?

Sağlıklı bir kişide yeterli su içmek ödemi artırmaz; aksine az su içmek su tutulmasını kötüleştirebilir. Kalp veya böbrek hastalığında sıvı miktarını hekiminiz belirler.

Tek bacakta şişlik tehlikeli mi?

Tek bacakta ani, ağrılı ve kızarık şişlik pıhtı belirtisi olabilir ve acil değerlendirme gerektirir. Beklemeden bir sağlık kuruluşuna başvurun.

Dyt. Merve Denizli Aras

İstanbul Medipol Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü (2016) mezunu diyetisyen. 10+ yıl, 10.000+ danışan. Ankara Beştepe'de yüz yüze ve online; metabolizma odaklı beslenme. Hakkımda →

İlk adımı birlikte atalım

Beştepe'deki ofiste yüz yüze ya da dilediğiniz yerden online. WhatsApp'tan yazın, size en uygun gün ve saati birlikte planlayalım.